Patrick Wolf'un ilk albümü Lycanthropy çocukluktan büyük adam oluşa geçişi anlatıyor - ya da kurt adam oluşa...
lycanthropy'den bir kısım için tıklayın.
lycanthropy albümünden lighthouse'un klibi için tıklayın.
LONDON CALLING'den patrcik'in harika bir canlı performansi icin Paris.
Dikkat, bir başyapıt ile karşı karşıyayız, indie alemi Patrick Wolf'un zaferi için yerlerini alsın, cazibe alayı için her şey yerli yerinde. Patrick tüm zerafetiyle müziğin seksi yüzünü kendisinde toplamış bizleri selamlamaya geliyor. 1983 doğumlu genç adam inanılması zor başarılara imzasını atıyor nicedir. 2003 yılı albümü Lycanthropy kuşkusuz senenin en gösterişli ve yetkin albümlerinden biriydi. Haliyle 2000'lerin en iyi debut'larını seçmeye kalksak bu albüm zirveyi zorlayabilir. Baştan sona Wolf sound'u içeren albüm intro Prelude ve bağlayıcısı Wolf Song ile mükemmel bir iş ortaya döküyordu. Hemen ardından gelen destansı Bloodbeat'in kışkırtıcı ritimleri ile albüm zirve noktasına ulaşıyor. 2. albüm Wind in the Wires da Patrick ile olan mesaimizin ilelebet olacağının sinyalleri geliyordu. Brett Anderson'dan sonra, David Bowie'nin 70'leri Patrick'de toplanmış, müzik ve cinsellik alabildiğine haykırıyor. Glam'e çalan gitarlar ve tamamlayıcısı tuhaf imajlarıyla Wolf, müziğin parıltılı yüzünü sunuyor. Londra'lı müzisyen kusursuz ses güzelliğinin yanında birçok müzik aletini de kendisi çalıyor; tek kişilik orkestra olan Wolf halihazırda müzik yapan en etkileyici seslerden birisi. Ne kadar sevdiğimiz müzisyen varsa, Antony Hegarty, Bowie, Gary Newman, Pj Harvey, Rufus Wainwright, Adam Ant ve fazlası Patrick'in gizeminde birleşiyor. Tamamiyle kışkırtıcı bir ses mafyası Patrick Wolf.Yeni albüm The MagicPosition aynen ismi gibi sihirli bir pozisyona işaret ediyor. 23 yaşa sıdırdığı hayatının ardındaki düş öğeleri bir bir kendisini gösteriyor. Liriklerin alt metinlerine baktığımızda bu adamın ayrıksı tarafı 2000'lerde raslamakta zorluk çektiğimiz bir yeri tekmeliyor, vahşi bir alanda ikamet ediyoruz, zehirli çiçeklerden oluşan bir bahçede buluşuyoruz. Her çiçek öylesine güzel duruyor ki orada, birisini koparsak tüm düş bozulacak gibi. Albüm Patrick'in tüm personalarını ele veriyor, ardı arkası kesilmeyen Jean Genet'in hayal dünyasından fırlayan kişiler tören alayını konuşlandırıyor.
Girişteki şarkı Overture davul ve yaylılar ile albümün geri kalanı hakkında iyi bir fikir veriyor. Müthiş bir synthpop örneği olan bu şarkı Patrick'in yarattığı düş aleminin sadece bir kanadı. Devamında gelen, albümle aynı adı taşıyan parça The MagicPosition kusursuz bir orkestrasyon ile The Divine Comedy şarkılarını anımsatıyor. Patrick , Neil Hannon'dan geri kalmıyor tabii. Tekrar tekrar yalamak isteyeceğimiz bir lolipop tadı veriyor. Biraların havaya kaldırıldığı, etrafta ne kadar insan varsa dansa kaldıran sıkı bir pop şarkısı ile yüzümüz en güzel halini alıyor. İlk single Accident & Emergency ve devamındaki tüm şarkılar ruh ve bedenimizde hareketlenmelere sebebiyet veriyor. Patrick Wolf -şu an için-The MagicPosition ile senenin en iyi albümünü bizlere armağan ediyor. Hayatı daha bir çekiler hale getiren insanların arasına Patrick Wolf katılıyor, yanında seks, gizem, cazibe, süprizlerle dolu hayal dünyası ile... Kadehler Patrick'in şerefine kalkıyor.
"Hem dokuz hem doksan sanırlar benim gibi bi oğlanı/Benim gibi bir oğlan kitapları kapayıp orduya katılmalı."- patrick wolf
2000 yılında Fat Cat Records, kendi mini stüdyosunda, diz üstü bilgisayari ile indie muziğini yapan 16 yaşlarında bir oğlan keşfeder.
Dan Lett'in de 29 Nisan 2004 tarihli Lycanthropy albümü yorumunda belirttiği gibi: "O folk-pop elemanlari keman, viyola, arp ve harpsichord ile bütünleştirip agresif elektronik öğelerle düzenler."
İngiliz yazar Angela Carter ve romanı "Kurt Kardeşliği" Patrick'in Lycanthropy (kurt-adamlık) takıntısını alevlemiş. Bir dönüşümden bahseden sözleri dikkatle incelenmeli bence.
Kendi hikayesi onu bize umut dolu öneriler vermeye itiyor sanki bu albümde ve özellikle de tam bu şarkıda :
kendi kahramanın ol/ kendi kurtarıcın/ ve tüm acını/ git at ateşe. Sonsuz enerjisi çocukluk kızgınlıkları ya da yaşadığı serseri zorluklarla tükenmemiş sanki, her zaman insanın aklında umut dolu bir söz oluşturmayı amaçlıyor.
Dan Lett'in de belirttiği gibi provokatif söylemleri kendinin farkında olmasıyla son derece ilişkili ve 20 gibi bir yaşta de belirtilmek için cesaret isteyen deyişler.
"Çocukhırsızı" şarkısında bahsettiği üzücü hikayeden(Adını bokuma yazdım kasabadaki diğer çocukları uyarabilmek için) sadece dengelenmiş, arkadaşça iyileştirici "Peter Pan" e (kavganın etrafında dans et dedi/ ama o duvara tüm gücünle de geçir/ belki eklemlerinden kan akacak/ ama sen düşmeden iyi olacak hepsi.) Patrick lirikliği distorsiyonla birleştiriyor ve kendine özgü atmosferik parçalar yaratıyor, acıyla beslenen ama umut ve sevgiyle açığa çıkarılan.
* Yorumlar ve Patrick Wolf hakkında Yazılar, Bilgiler